Kur’an’da Zümer suresi 9. ayette yer alan “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” sözü hepimize ilk duyduğumuz anda bile anafikri basit anlaşılabilen, Allah’ın bir ayeti olarak gözükür. Fakat bu ayette ‘bilmek’ ile söz edilen öğrenilebilecek herşeyi bilmek midir yoksa bilmemiz gereken başka şeyler de var mıdır? Cüneyd Suavi’nin ‘Hayatın İçinden 2′ adlı kitabında okuduğum bir hikâyeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Kısa ve öz olan bu hikâye başta yazdığım sorulara net bir şekilde cevap vermektedir.
“Adamın biri, genç yaşta ölüvermiş. Yakınları, onu en kısa yoldan mezara koyduktan sonra, arkalarına bile bakmadan uzaklaşmışlar. Biraz sonra iki melek görünmüş ve hoş mu yoksa boş mu geldiğini anlamak için, adamı sorgulamaya başlamışlar.
Melekler:
- Bundan sonraki durumun, vereceğin cevaplara bağlı, demişler. Hazırsan başlıyoruz!
Adam, televizyondaki yarışma programlarına hiç katılmamış olmasına rağmen, onları ekran başında takip eder ve soruları çok güzel cevaplarmış. Bu yüzden de eminmiş kendisinden.
Önce ‘Rabbin kim?’, ‘Dinin ne?’ ve ‘Kitabın hangisi?’ gibi klasik sorular sorulmuş. Aşırı heyecandan olacak ki, adam kem küm bir şeyler gevelemiş.
Meleklerden birisi:
- Pek olmadı ama her neyse, demiş. Hüküm elbetteki Rabbimizindir.
Melekler kısa bir ara verip:
- İkinci grup sorulara geçiyoruz, demişler. Buna ‘Kültür soruları’ diyebilirsin.
Adam, meleklerin dünya ile ilgili sorularını, bu sefer tıkır tıkır cevaplamış. Hem de çok fazlasıyla ve bin türlü ilâveyle.
Melekler soru faslı bitince:
- Senden önce sorguladığımız genç, ikinci grup soruların hiç birini bilemedi, demişler. O şeylerden haberi bile yoktu.
Adam:
- Herhalde bu yüzden cezalandırıldı! diye atılmış. Öyle değil mi?
Melekler, birbirine bakıp gülümseyerek:
- Hayır! demişler. O soruları bilemediği için cennete gitti.
Adam, inanmamış duyduklarına. Ama işin ciddi olduğunu fark edince:
- Hani ‘bilenlerle bilmeyenler bir olmaz’ derdiniz! demiş. Her sorulan soruyu bilmedim mi?
Melekler:
- Elbette ki bildin, diye cevap vermişler. Dünyadaki kumarların kaç çeşit olduğunu, nasıl oynandığını; içkilerin tat olarak neye benzediğini; hangi mankenin hangi sanatçı ile gezip kaç gün sonra ayrıldığını; televizyonlarda hangi dizilerin oynadığını, hortumlama yollarını, faiz ya da repo oranlarını… Kabirde makbul olan bunları bilmemektir. Biz artık gidiyoruz, sana kolay gelsin.”
Demek ki burada kasdedilen, dünyevi şeyler arasından bizler için hayırlı ve haram olmayanları ile öteki dünyada işimize yarayabilecek olan şeylermiş. Benim çıkardığım sonuç bu. Siz de görüşlerinizi yorum yazarak bildirebilirsiniz…

Favorilerime Ekle |
Yazdır
Yazar: Emre ÖZTÜRK
Etiketler: ayet, bilenler bilmeyenler, bir olur mu, cüneyd suavi, hayatın içinden, ne anlama gelir
Tarih: 23.05.2009


Selamunaleykum bence ayet hem fani ilimi için hemde baki ilim için gecerlidir.Çok yönlü bakmakta fayda vardir.kuranin ozelliği her olaya ışık tutmasıdır. hayirda allahtan şerde. tahsin