Uzun zamandır beklediğim ve takipçisi olduğum Red Dead Redemption oyununu bu hafta sonu Xbox 360 (PAL) konsolumda deneme şansım oldu. Son haftalarda sessizliği bozulmayan oyun sektörü benim de canımı sıkmaya başlamıştı; hafta sonları derslerden vakit bulduğum bir zamanda senaryosuyla ve grafikleriyle beni büyülecek ve stres attıracak bir oyuna ihtiyacım vardı.
Yapımı 5 yıl süren ve öve öve bitirilemeyen Alan Wake‘in elime geçmesiyle biraz sevinmiÅŸtim, hiç deÄŸilse Red Dead Redemption’a kadar oyalanırım diye. Öyle de oldu, Alan Wake boÅŸ vakitlerimde beni ‘oyalamak’tan öteye gidemedi. Fazla uzatmadan da asıl söz konusu olan oyuna ait incelememe geçmek istiyorum, Alan Wake maceralarımı da baÅŸka bir yazımda anlatırım, inÅŸallah.
Oyun inceleme sitelerinde olduÄŸu gibi Grafik, Ses ve Oynanabilirlik ÅŸeklinde 3 ana kategoriye ayırıp, biraz da o sitelerde olduÄŸu gibi sivri bir dille yazmak istiyorum incelememi. Umarım berebilirim. BaÅŸlayalım…
GRAFİK
Oyunun kapak resminde (yukarıda) Rockstar Games‘in logosunu görünce büyük beklentiler içine girdim, bir yandan da umarım GTA IV tarzında grafikleri olmaz diye içimden geçirdim. Oyunu açtığımda beni ilk olarak aşırı basit bırakılmış bir menü karşıladı; tek oyunculu veya multiplayer ÅŸeklinde seçim yapabileceÄŸiniz bir menü. Arkaplanda da oyunun ÅŸanına yakışmayan bir resim. Bir an eyvah dedim böyle birÅŸeyle karşılaşınca ama oyun giriÅŸ intro’suyla baÅŸlar baÅŸlamaz grafikleri beni büyüledi. Karakterlerin suratlarındaki mimikler, çevre dizaynı ve gölgelendirme tek kelimeyle harikaydı. Özellikle ana karakter boylu boyunca en ince ayrıntısına kadar ustaca bir işçilikten geçtiÄŸini belli ediyor. Güzel bir intro’nun ardından oyunun grafiklerine not verebilmem için asıl gerekli olan ‘VahÅŸi Batı‘ atmosferi karşılıyor beni. Burada da dediÄŸim gibi gölgelendirme ve çevre dizaynı kusursuz. Hiçbir obje öylesine yer kaplasın diye zemin üzerine konumlandırılmamış, hepsi ben de oyunun bir parçasıyım diyor sanki. Grafikler güzel olunca tabi hiç birini kaçırmak istemiyorsunuz ve yanına gidip uzunca inceliyorsunuz ve içinizden ‘vay be!’ diyorsunuz.
Özellikle ilk bölümde batmak üzere olan güneÅŸin parıltısı ve ekranınıza yansıması benim en çok hoÅŸuma giden olaydı, sadece onu göz önünde bulundurarak bile grafiklere 10 üzerinden 9,5 puan verebilirim. VahÅŸi batı atmosferini de unutmayalım tabi, doyasıya yaşıyorsunuz bu atmosferi de…
SES
Ses hakkında yorum yapmadan önce bunun oyuncunun ses sistemine de baÄŸlı olduÄŸunu hatırlatmam gerekecek; bendeki ses sistemi Logitech X-540 (5.1) idi. Oyun vahÅŸi batı temalı olunca insan haliyle kovboy filmlerinden alışık olduÄŸumuz heyecanlı düello müzikleri ve kasaba halkının hep beraber dans ettiÄŸi o neÅŸeli ÅŸarkıları bekliyor. Fakat genel olarak söylemem gerekirse oyun esnasında, ara scene’ler de dahil olmak üzere, müzikler beni doyurmadı. Arada bir konsolu boÅŸta bıraktığınızda arkaplanda hafif bir melodi duyar gibi oluyorsunuz, o da sürekli aynı tonda ve dikkatinizi de haliyle çekmiyor. Bazen oyunu durdurup pause menüsünde bile bir müzik beklediÄŸim oldu ama elim boÅŸ geri döndüm oyuna hep.
Ancak bu eksiklik oyun esnasındaki tatmin edici ses efektleriyle ve karakterlerin seslendirmeleriyle doldurulmuş. Özellike silah sesleri, atınızın koşarkenki nal sesleri ve etrafınızda devam eden yaşamın doğal sesleri yeterince doyurucu. Seslendirme demişken bir konuya daha değinmek istiyorum; ana karakterin sesi bir kovboy kılığındaki vahşi batılıya göre çok modern olmuş gibi. Konuşmalar esnasında bir an kendinizi ingilizce belgesel izliyormuş gibi hissediyorsunuz.
Bana göre sesin daha kaba ve kullanılan dilin daha sert olması gerekiyordu. Diğer Rockstar oyunlarında da olduğu gibi bunda da sadece ingilizce seslendirme var, diğer dillerin sadece altyazıları mevcut. Puanıma gelecek olursak: 10 üzerinden 8.
OYNANABİLİRLİK
GTA IV oynamış olanlarımız varsa oyunu oynarken hiçbir zorluk çekmeyeceklerini garanti edebilirim. Özellikle ana karakterin kontrolü GTA serisine çok benziyor, sağa sola dönerken hacıyatmaz gibi o yöne devrilen, koşarken kısa adımlarla depar atmaya çalışan ve haliyle komik bir görüntü oluşturan bir karakteri kontrol ediyorsunuz. Fakat karakterin kusursuz tasarımını gördükçe bu sizin için rahatsız edici bir faktör olmaktan çıkıyor, ondan sorun yok diyebilirim.
Oyun esnasında yeni bir ÅŸeylerle tanışdıkça ekranın sol üst köşesinde beliren bilgilendirme baloncukları ve bunlar ekranda belirirken çıkan ses yine GTA IV ile aynı. ÇoÄŸu oyununda olduÄŸu gibi Rockstar Games bu oyununda da bizlere aşırı büyük bir vahÅŸi batı haritasıyla ‘open world‘ sunuyor. Çevrenin tasarımının güzel olduÄŸundan bahsetmiÅŸtim; durum böyle olunca sadece görev yapacağınız yerlerde bulunmak yerine haritanın her yerine ayak basıp Red Dead Redemption’ın vahÅŸi batısını tanımak istiyorsunuz. Kendinizi daÄŸa bayıra verdiÄŸinizde bile canınız sıkılmasın diye oyun size ek görevler çıkarıyor; haramiler tarafından tüfeklerle kovalanan veya kurtlar tarafından parçalanmak üzere olan köylüye yardım etmek bunlar arasında sayılabilir. Bu görevleri yapıp yapmamak size baÄŸlı, eÄŸer baÅŸarılı bir ÅŸekilde görevi tamamlarsanız saygı puanı (umarım doÄŸru çevirisi budur) kazanıyorsunuz ve bu da diÄŸer insanların size olan güvenini belirliyor. Kasabaya dönüp biraz kafa dinlemek isteseniz de iÅŸ peÅŸinizi bırakmıyor ve size sunulan yine bir birinden eÄŸlenceli görevler oluyor; yanınıza bir av köpeÄŸi alıp köyde hırsızlara ve ekinleri yiyen tavÅŸanlara karşı bekçilik yapmak benim en çok hoÅŸuma giden görev mesela. Velhasıl; oyunda eÄŸlenceli ve heyecanlı vakit geçirebilmeniz için birçok ÅŸey düşünülmüş, hepsinin de zorluk seviyesi kabul edilebilir düzeyde tutulmuÅŸ. Oyun ilerledikçe haliyle bu görevlerin de zorluÄŸu artıyor, ama zamanla cephanenize eklediÄŸiniz ekipmanlarla onların da üstesinden geliyorsunuz. DiÄŸer insanların da sap gibi durmayışı ve doÄŸal hareket etmeleri de bence yapay zekanın kusursuzluÄŸunu gösteriyor, ÅŸu ana kadar yapay zekanın herhangi bir saçma eylemini görmedim.
Bu da oyuna bir gerçekçilik ve canlılık katıyor. Puanım, GTA IV benzerliğinden bir puan kırarsak, 10 üzerinden 9 diyorum.
Özetle: GTA tarzında işleyen open world oyunlarını sevenlerin kaçırmaması gereken bir oyun. Görevleri ne zaman ve ne sırayla yapacağınız tamamen size kaldığından ana hikayeyi anlamakta ve takip etmekte zorlanabilirsiniz, böyle olunca da zaten benim gibi kendinizi dağa bayıra verip tilki avlamaya veya kasabanın hayvanlarını gütmeye başlayacaksınız.
Sadece o muazzam grafikleri ve vahÅŸi batı atmosferini görmek için bile oyun almaya deÄŸer diyorum yine de…
Not: Oyuna ait ekran görüntülerine ve trailer’lara bu sayfadan ulaÅŸabilirsiniz.

Favorilerime Ekle |
Yazdır
| Yazar: Emre ÖZTÜRK
Etiketler: aksiyon oyunu, red dead redemption grafikler, red dead redemption oyun inceleme, rockstar games, vahşi batı oyunu
Tarih: 17.05.2010

