
Devrim Arabaları
Bugün Tolga Örnek ve Murat Dişli’nin kaleme aldığı ve başrollerini Taner Birsel, Selçuk Yöntem, Halit Ergenç ve Vahide Gördüm’ün paylaştığı ‘Devrim Arabaları‘ isimli filmi izledim. Filmin afişine gördüğümde dikkatimi çeken ilk şey dev kadrosu oldu, afişindeki oyuncular arasında tanımadık yüz yoktu. Bazı TV kanallarında tanıtım amaçlı yayınlanan programlarını da görünce merakım daha da arttı ve izlemeye karar verdim; film beklediğimden de daha güzel çıktı, abartısız söylüyorum; herkesin izlemesi gereken filmlerden biri…
Dönemin cumhurbaşkanı olan Cemal Gürsel ülkenin artık kendi otomobilini üretebileceğini her fırsatta dile getirir ve TCDD mühendislerine 29 Ekim’e kadar sıfırdan özgün bir otomobil üretmeleri emrini verir. Senelerce TCDD için sadece tren üretmiş olan onlarca seçilmiş mühendis bir araya gelir ve projenin yapımına başlarlar. Fakat daha proje başlamadan bile olumsuz eleştiriler gelmeye başlar; halkın güvensizliği ve basının acımasız eleştirileri haliyle gruptaki mühendislerin azimini kırmaya başlar. Grubun başkanı mühendislerle yaptığı bir toplantıda kim ne derse desin ülkenin kendi otomobilini üreteceğini sert ve kararlı bir şekilde dile getirir ve ‘Ya Yaparsak?’ demesiyle birlikte Türkiye’nin kendi otomobilini yapmaya başlarlar. Olumsuzluklardan biri ve en önemlisi de yeterli sürenin olmamasıdır; 29 Ekim’e kadar toplam 130 gün kalmıştır. TCDD’de de uzun yıllar boyunca çalışmış, tecrübeli bir döküm ustasının da gruba katılmasıyla birlikte proje daha da hızlanır ve yaklaşık 40-50 gün kala otomobil ilk şeklini almaya başlar. Bu arada cumhurbaşkanı Cemal Gürsel grubu ziyaret edeceğini ve motoru çalışır görmek istediğini dile getirir. Grubun daha önce motor üzerinde yaptıkları denemelerden birinde beklenmedik bir arıza nedeniyle motor aniden durmuştur. Cumhurbaşkanının ziyaretine de 72 saat kalmıştır. Gruptaki mühendisler tüm gayretleriyle motordaki sorun üzerinde çalışırlar ve gün gelip çatar; Cemal Gürsel atölyeye teşrif etmiştir. Her ne kadar mühendisler yine bir arıza olabileceğinden endişe etseler de motor beklenenin daha da fazlasını verir; yüksek devirde bile canavar gibi çalışmaktadır. Gruptaki mühendisler sevinçlidir ve artık bunun basit bir otomobil projesinden çok gurur meselesi haline geldiğini anlarlar. Cemal Gürsel atölyeden ayrılırken ikinci otomobili sabırsızlıkla beklediğini grubun reisine söylemesi üzerine, reis şok olur; 2 hafta önce bildirmek amacıyla gönderdiklerini iddaa ettikleri mektup onlara ulaşmamıştır, bu işte de projenin başından beri tekere çomak sokmaya çalışan cumhurbaşkanının sağ kolu bulunmaktadır. Grup yine de pes etmez ve ikinci otomobili de hazırlayarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na yetiştirirler. Otomobillerden biri bej renginde ve diğeri de makam aracı olarak kullanılacak olan siyah renkli olanıdır.
Otomobillerin Ankara’ya transfer edileceği için trende çıkabilecek herhangi bir kıvılcımın yangına sebebiyet vermemesi nedeniyle tüm otomobillerin depolarının boşaltılması istenir. Grup başkanı bu durumdan rahatsız olsa da denilen emir olduğundan yapılır ve benzin depoları boşaltılarak trene yüklenir. Sabırsızlıkla beklenen gün gelip çatar; halk, cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in ‘Devrim’ ismini verdikleri arabaya binip alandan ayrılacağı yerde toplanır. Devrim arabaları yapımcıları olan mühendisler tarafından alana getirilir ve tam bu esnada ufak ama büyük sorunlar çıkaracak bir ayrıntının unutulduğu farkedilir…
Bundan sonrasını anlatmak istemiyorum filmin. Yaşanan olaylar tamamiyle gerçek olduğundan bilgisi olanlar zaten yazdıklarımı okuduğunda sonunu tahmin ederler; bilmeyenler için de üç nokta koyuyorum.
Filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum; dram, hafiften komedi ve elbette biraz da maceranın yer aldığı, hepinizin hoşuna gidecek enfes bir film.
Filmi izledikten sonra ‘Devrim’ isimli araba hakkında buraya tıklayarak Wikipedi’den daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Fragman:

Favorilerime Ekle |
Yazdır
Yazar: Emre ÖZTÜRK
Etiketler: devrim arabaları, film, hakkında, inceleme, konusu, sinema, türk filmi
Tarih: 13.06.2009

